Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Burdur Gölü’ndeki su miktarının azalmasıyla ilgili “Burdur Gölü’ndeki çekilme son 10 yıldır logaritmik olarak arttı. Yapılan baraj ve göletler konusunda 19 adet su tutucu yıllık 200 hektometreküp suyu tutuyor” dedi.
Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz 1970’li yıllardan itibaren gölde dikeyde 20 metrelik çekilme olduğunu ve göle borçları bulunduğunu söyledi. Refleks olarak geliştirilen “sen yaptın, ben yaptım” değil sonuca bakılması gerektiğinin altını çizen başkan Ercengiz “Burdur Gölündeki çekilme son 10 yıldır logaritmik olarak arttı. Yapılan baraj ve göletler konusunda 19 adet su tutucu yıllık 200 hektometreküp suyu tutuyor” dedi.

Sonuçta Burdur milletvekilleri, bürokratlar ve bakanlık yetkililerinin bu çığlığı duyduğunu, yapılan çalışmaların bundan sonra hep beraber takipçisi olacaklarını söyleyen Ercengiz, “Bölgemizde daha az su çeken bitkilerin ekimine çiftçilerimizi yönlendirmek ve hatta hatta devletimiz tarafından bölgemize kuru yem desteğinin verilmesi gerekir. 6 Ağustos 2014’te, göreve geldiğimizin ilk aylarında Burdur Belediyesi Meclisinde bir karar alarak Burdur merkez atık su tesisinin derhal ileri biyolojik arıtmaya geçişinin sağlanması için karar aldık. Bununla ilgili başvurumuzu 2015 yılında İller Bankasına yaptık. İller Bankasının 3 Eylül 2015 tarihinde aldığı kararla yüklenici firmaya işyeri teslimimizi yaptık. 20 Nisan 2016’da hazırlanarak bize sunuldu, raporumuzla birlikte başvurup Avrupa Yatırım Bankasından 11,5 milyon Avroluk alt kredi anlaşmasını da 13 Haziran 2016’da imzaladık. Yaptığımız planlamaya göre 2016 yılında inşaata başlanılması ve 2018 yılında İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisinin tamamlanarak hizmete sokulmasıydı. Bu konuda değişikliğe gidilmesi nedeniyle 9 Ağustos 2018 (2 yıl iki ay sonra) biz yeniden bir alt revize sözleşmesi yapmak zorunda kaldık” dedi.

Burada bir art niyet olduğunu söylemediğini ve siyaset yapmak istemediğini söyleyen Başkan Ercengiz şöyle devam etti: “Sonuçta şu açıdan çok mutluyum ilimiz milletvekillerinin, bürokratların bakanlıklardaki yetkililerin bu çığlığa kulak vermesi ve bu çığlığı duyması ve Burdur gölü için topyekun, el ele bir kampanyaya- çağrıya yanıt verilmesi önemlidir. Tüm bunların burada kalmaması gerektiğini, bir adım öteye götürülmesi gerektiğini vurguluyorum. Kavramları birbirinden ayırarak; Atık Su Arıtma Tesisi farklı bir olay, göle gelen su farklı bir olay, yağış farklı bir olay, buharlaşma farklı bir olay bunları birbirine karıştırmadan sonuçta gölü en azından şu günkü haliyle hatta gölün seviyesini 1970’ler olmasa bile 1980’lere ulaştırabilmeyi umut ediyorum.”

Facebook Yorumları