Gelecekte bizler bu kentlerde nasıl mutlu olacağız? Bunun cevabını bilmek için aslında önce şunu sormamız gerek; biz bu kentlerde geleceği neyin üzerine kuracağız? Geçmiş, bir kentin eskiyen zamanı değil o kentin yeni zamanlarının zeminidir. UNESCO çalışmaları ve bu konuda üstlendiği büyük sorumluluklarla pek çok alanın korunmasında umut verici bir rol üstlenen Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu ile 100. sayımızda mutlu bir gelecek için geçmişe verilmesi gereken rolü de konuştuk.

Bir kentin mutlu bir kent olabilmesi için hangi yerel yönetim uygulamalarına sahip olması gerek?

Kentsel gelişmenin geleceği açısından küreselleşme/yöresellik, evrensellik/ulusallık, durağanlık/esneklik, tüketim/sürdürülebilirlik gibi bazı ikilemlerin anlaşılması ve yorumlanması gerekmektedir. Kentsel kalitenin arttırılması ve çevresel, sosyal, kültürel ve ekonomik yönleriyle kentsel sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için kentin yaşayan bir organizma olduğunun bilincine varılması ve farklı açılardan değerlendirme yapılması amaçlanmalıdır. Kentsel sorunların çözümüne yönelik bu süreç, toplumdaki bütün kesimlerin -erkek, kadın, çocuk, yaşlı, engelli- ve diğer canlıların gereksinimlerinin göz önüne alınmasını içermektedir. Kentsel kimliğin toplumsal bellekteki imajlarla şekillendiği göz önüne alındığında bir toplumun sağlıklı gelişmesi için kültürel değerlere ve geleneklere saygı gösterilmesinin önemi ortaya çıkar. Geleneksel dokular ve binalar toplumun gereksinim ve arzularını karşılaması, zamanın ve yerin ruhunu yansıtacak şekilde sezgisel bir bilinçle inşa edilmiş olmaları nedeniyle kültürel bir birikim oluşturur. Dolayısıyla, geçmiş değerlerin dikkatli bir biçimde analiz edilmesi, bir toplumun geleceğini daha iyi bir biçimde şekillendirmesine yol açar.

Bir Belediye Başkanı kendi kenti için en çok hangi konuları dert etmeli?

Bir Belediye Başkanı, bir kentteki yaşam kalitesinin yükseltilebilmesi için çevresel, sosyal, kültürel ve ekonomik konuları birlikte değerlendirmelidir.

Belediye başkanı adayı olsaydınız önce o kent hakkında neyi bilmek isterdiniz?

Belediye başkan adayı olsaydım, o kentin tarihini, fiziksel ve sosyal yapısını, kentsel belleği oluşturan öğeleri (yollar, kenarlar, bölgeler, kentsel düğüm noktaları, anıtlar) öğrenmek isterdim.

Kentsel kalitenin arttırılması ve çevresel, sosyal, kültürel ve ekonomik yönleriyle kentsel sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için kentin yaşayan bir organizma olduğunun bilincine varılması ve farklı açılardan değerlendirme yapılması amaçlanmalıdır.

Sizce bir kentin bütün geleceğini değiştirecek en değerli yatırım nedir, hangi alanda olmalıdır?

Bir kentte kültürel mirasa verilecek önem, çevrenin daha fazla özgüvenle, daha kimlikli bir şekilde ve toplumsal dayanışma aracılığıyla şekillendirilmesine yardımcı olur. Kültürel miras, yeni iş ve gelir kaynakları yarattığı için yeni bir ekonomik fırsat olarak da değerlendirilebilir. Aynı zamanda kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum arasında yeni ortaklık biçimlerinin oluşmasına yardım eder ve toplumsal riskleri yönlendirmede yeni olanakların şekillenmesine yol açar. Kısacası, kültürel mirasın sadece geçmişin bir izi olarak değil, insanların geleceği için bir zenginlik olarak değerlendirilebileceği söylenebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde pek çok kent, sokakların genişletilmesi ve aslında değerlendirilebilecek özellikteki binaların yıkımından ibaret olan kentsel gelişim sürecinde kimliğini kaybetmiştir. Oysa kentlerin sağlıklı gelişimi için bir yandan yeni gelişen bölgelerle ilgili projeler üretilirken, diğer yandan köhnemiş alanlarla ilgili müdahalelerde dikkatli ve özenli davranmak gerekir. Ayrıca, işlevleri kapsamlı bir biçimde ele alınmadan onarılan veya restore edilen binalar da bazen kullanılamaz ve boş kalır. Oysa, geleneksel binaların veya kentsel dokuların fiziksel, işlevsel veya sembolik açılardan günlük yaşamla entegrasyonu kullanımla ilişkilidir. Bu tür bir entegrasyon, söz konusu alanlar kullanılıyorsa mümkün olur. Başka bir deyişle, kültürel süreklilik için bir binanın veya kentsel dokunun yaşaması ve günlük yaşamın parçası olması gerekmektedir. Dolayısıyla, tarihi öneme sahip binalara ve kentsel mekanlara, çevrenin fiziksel özelliklerini bozmadan çağdaş işlevler vererek korumak ve canlandırmak hedeflenmelidir. Bu süreç, tarihi süreklilik, sürdürülebilirlik, kimlikle ilgili toplumsal farkındalık, yaşam kalitesinin geliştirilmesi ve ekonomik rasyonellik gibi konular açısından büyük önem taşımaktadır.

Kısacası, kültürel mirasın sadece geçmişin bir izi olarak değil, insanların geleceği
için bir zenginlik olarak değerlendirilebileceği söylenebilir.

Facebook Yorumları