ZOKEV’in konuğu olarak Zonguldak’a gelen Seferihisar Belediye Başkanı ve Cittaslow Türkiye Koordinatörü Tunç Soyer, Çaycuma’yı sakin şehir yapmak için süreci başlattıklarını söyledi.

Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği Başkanlığı ile Cittaslow Türkiye Koordinatörlüğü görevini de yürüten Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı’nın konuğu olarak geldiği Zonguldak’ta, “Yerel kalkınmada belediyelerin rolü ve Cittslow” başlıklı bir konferans verdi. Zonguldak Belediyesi Nikah Salonu’nda yapılan konferansa, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Perşembe Belediye Başkanı İsmail İnam ve CHP Merkez İlçe Başkanı Fikret Zaman’ın yanı sıra bazı belediye meclis üyeleri, sivil toplum örgütü yöneticileri, ZOKEV üyeleri ve kalabalık bir izleyici topluluğu katıldı.

DÜNYA YEREL İDARELERİ GÜÇLENDİRİRKEN TÜRKİYE MERKEZİLEŞİYOR

ZOKEV Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kalafat ve Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’in yaptığı selamlama konuşmasının ardından kürsüye gelen Başkan Tunç Soyer, etkinliği düzenleyenlere teşekkür ettikten sonra yerel kavramını değerlendirdi. Soyer, “Konu üzerine düşünen insanlar, gelecekte dünyanın, uluslar dünyasından kentler dünyasına geçeceğini söylüyor. O yüzden kentlerde oluşan sorunların çözümünün insanlığın sorunlarının çözümünü kolaylaştıracağını ifade ediyor. Kentlerde oluşan sorunlar insana dokunuyor. En son 2015 Aralık’ında Paris’te bir iklim zirvesi düzenlendi. Bu zirvede 93 ülke devlet başkanının yanında belediye başkanları da katıldı. Konu iklim değişikliği idi ve global dünya oluşan sorunların çözümünün ancak yerelde üretilen çözümlerle olacağı anladı. Yani global dünyanın her bir sorunu enerjiden iklim değişikliğine, açlıktan çöp sorununa kadar yerelde çözüme kavuşturulmalıdır. Bu sorunları çözmek için vatandaş kazanılırsa, onlarla birlikte hareket edilirse, çözüm bir o kadar kolaylaşacaktır. Dolayısıyla bu durumda yerelin önemli olduğunu ve yerelin öne çıktığını görüyoruz. Türkiye’de bunu biraz tersi var. Herkes Mersin’e biz tersine gibi bir durumu yaşıyoruz. 2009’da beldeler kapatılarak mahalle haline getirildi. Ondan sonra 16 bin köy kapatıldı.” dedi.

FRANSA’DA 34 BİN BELEDİYE VARKEN BİZ OLANLARI DA KAPATIYORUZ

Türkiye’ de otoriteyi yerelden daha çok merkeze taşımak ve daha fazla merkezileştirmek gibi bir eğilim olduğunu söyleyen Soyer, “Bundan üç sene önce Paris’te belediye başkan yardımcısı ile bir toplantıda buluştuk. Bana ‘Fransa’da 34 bin belediye var bunların her birinin 10-15 civarında meclis üyesi var, dolayısı ile yaklaşık beş yüz bin kadar kişi Fransa’da güne ben bugün memleketim için ne yapacağım diye işe başlar’ dedi. Bizde de bu sayıyı biraz daha kısalım, merkezi otoriteyi daha fazla ağırlaştıralım ve belediyelerin yetkilerini daraltalım gibi anlayış var. Bu ne yazık ki dünyada hakim olan eğilimin tersine bir inşayı ifade ediyor. Bunu da paylaşmadan geçemedim” dedi.

CİTTASLOW BİR YAŞAM FELSEFESİDİR

İnsanlığın köleleşmelerine sebep olan sürecin içindeyken, bir yandan da özgürleşmenin ipuçlarını ortaya çıkartan bir devrimi yarattığını da söyleyen Soyer, “Yani Facebook diyorsunuz bir milyarın üzerinde insan birbiriyle arkadaş. İnternette erişemeyeceğiniz bir yer yok. Her türlü belge ve bilgiye her an, her yerden ulaşabilir durumdayız. Muazzam şekilde özgürleşmenin, şeffaflaşmanın katılımcılığın da önü açılıyor. Dolayısı ile insanlık ciddi anlamda köleleşme ile tehdit altında iken bir yandan da özgürleşme aşamasında Cittaslow da bu öykülerden biri. İnsanların daha çok tüketmesi, bir yerden bir yere daha hızlı gitmesi için tasarlanan kentler insanları doğadan ve birbirlerinden koparttı. Tüketim odaklı hayat insanlara mutluluk ve huzur getirmedi. İnsanların farklı bir yaşam biçimi aramaları kentsel boyutta Cittaslow hareketini ortaya çıkardı. Önceleri bir yeme içme hareketi olan Cittaslow felsefesi yaşamın, yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını savunuyor. Cittaslow hareketi, insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ama aynı zamanda alt yapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerin gerçekçi bir alternatif olacağı hedefiyle yola çıktı” dedi.

YAKINDA ÇAYCUMA İÇİN DE SÜRECİ BAŞLATIYORUZ

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ve Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer

Soyer konuşmasını “Cittaslow hareketi 1999 yılında Greve in Chianti’nin eski belediye başkanı Paolo Saturnini’nin vizyonu doğrultusunda ortaya çıktı. Paolo Saturnini yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla kentlerin kendilerini değerlendirmelerini ve farklı bir kalkınma modeli ortaya koymaları fikrini ulusal boyuta taşıdı. İdealleri kısa zamanda Bra (Francesco Guida), Orvieto (Stefano Cimicchi) ve Positano (Domenico Marrone) belediye başkanları ve Slow Food başkanı Carlo Petrini tarafından benimsendi. Günümüzde 28 ülkede 182 üyeye yayılan Cittaslow hareketinin amacı Slow Food felsefesini kentsel boyuta taşımaktır. Türkiye’den şu anda 14 belediye Cittaslow üyesidir. Yakında Çaycuma için de süreci başlatıyoruz” dedi. Soyer konuşmasını bu kapsamda Seferihisar Belediyesinin yaptığı uygulamalardan örnekler vererek tamamladı.

Bir Cevap Yazın