Ana SayfaDergi HaberYeni Kentsel Gündem Oturumu

Yeni Kentsel Gündem Oturumu

Kentsel Yeni Gundem Oturumu
Yeni Kentsel Gündem Oturumu

Özelkalem Dergisi Yerel Yönetim Zirvesi Yeni Kentsel Gündem Oturumu..

Kentlerimiz sürdürülebilir kentsel gelişme hedefine nasıl ulaşacak? Salgınlar, krizler, savaşlar, iklim değişikliği…Dünya birçok zorlukla karşı karşıya ama onu hâlâ kurtarabiliriz… Birleşmiş Milletler ulaşmada, ulusal, ulus-altı ve yerel yönetimlere ve ilgili diğer tüm paydaşlara bir yol haritası olarak Yeni Kentsel Gündemi sunuyor ve paydaşlar uygulamada artık daha kararlı! Peki nedir bu gündem? Neden bu kadar önemli? Özelkalem’in Yerel Yönetim Zirvesi’nin ilk oturumunda Sadun Emrealp’in moderatörlüğünde UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Neslihan Yumukoğlu, Prof. Dr. Ömer Faruk Gençkaya ve Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan Yeni Kentsel Gündem’i konuştu.

sadun emrealp
Yeni Kentsel Gündem Oturumu | Sadun Emrealp | Özelkalem Dergisi Yerel Yönetim Ödülleri Seçici Kurul üyesi

Sadun Emrealp; Yaşamın her alanını kapsayan bir gündem

Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar başlıklı amaç Yeni Kentsel Gündem ile doğrudan ilgili. Yeni Kentsel Gündem yaşamın her alanını kapsıyor…

Yeni Kentsel Gündem’in Ekim 2016’da KİTO’da düzenlenen Habitat 3 Birleşmiş Milletler Konut ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişme Zirvesinin bir ürünü olduğunu söylüyor oturumun moderatörü Sadun Emrealp ve şöyle devam ediyor: “Sürdürülebilir kalkınma kavramı zaten ilk uluslararası ifadesini dile kolay 50 yıl önce, 1972 Stockholm Zirvesinde buldu. Bu zirve artık sadece arşivlerde kalmış gözüküyor. Bununla birlikte bu zirvenin kendisinden sonraki tüm zirvelere damgasını vurduğunu söylemiş olursak çok yanlış bir yorum yapmayız.” 1972 zirvesinde temelleri atılan yeni kentsel gündemin belki bugünküne yakın kapsamının ve içeriğinin belirlenmesinde 1992 Birleşmiş Milletler’in ünlü Yeryüzü Zirvesi’sinin büyük rol oynadığını söylüyor Emrealp: “Bu zirve sırasında da Sürdürülebilir Kalkınma 21. yüzyılın küresel hedefi olarak belirlendi. Bu hedefe ulaşmak amacıyla da Gündem 21 başlıklı Küresel Eylem Planı kabul edildi. Bu eylem planının 28. bölümü de yerel yönetimlerimiz için Yerel Gündem 21 eylem planı ortaya koymaktaydı. Her ne kadar ülkemiz Gündem 21’i kabul eden ülkeler arasında olsa da 1992 Rio Zirvesinin Türkiye’deki yankıları sınırlı kaldı. Ülkemiz açısından bir dönüm noktası olan 1996 İstanbul Birleşmiş Milletler Habitat 2 Kent Zirvesinin oluşturduğunu söyleyebiliriz.”

‘Belediyelerimiz sürece dahil oluyor’

 Bu önemli küresel zirveyle birlikte Yerel Gündem 21’in uygulanması dahil ülkemizin bu süreçlerde çok daha etkin yer almaya başladığını anlatıyor Emrealp: “Habitat 2 İstanbul Zirvesinin de iyi yönetişimin temel ilkelerini dünyada ilk kez ortaya koyduğunu da hatırlatmak gerek. Yeni Kentsel Gündem ile örtüşecek olan sürdürülebilir kalkınmanın yerelleştirilmesini hedefleyen Türkiye Yerel Gündem 21 programı da yine Habitat 2’nin sağladığı ivmeyle çeyrek yüzyıl önce UNDP Türkiye’nin desteğiyle başladı. Bence bu programın en önemli kazanımlarının başında Kent Konseylerinin benzersiz katılımcı yapılar olarak gündemimize girmesi geliyor. Türkiye Yerel Gündem 21 programının 20 yıl önce UNDP tarafından dünyadaki en iyi uygulamalarından biri olarak seçilmesi ve 2002’de Johannesburg Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesinde örnek uygulama olarak sunulmuş olmasının Kent Konseylerinin 2005 yılında çıkarılan Belediye Kanununda da yer almasının çok önemli rol oynadığını belirtmek gerek. Çok sayıda belediyemizin artık uluslararası süreçlere çok etkin olarak katıldığını görüyoruz. Bu bağlamda belediyelerimiz de Yeni Kentsel Gündeme uzanan süreci yakından izlemiş bulunuyor. Birçoğu da izlemekle kalmayarak uygulama süreçlerinde de rol oynuyor. Yeni Kentsel Gündemin başlıca iki temel dayanağı var. Birincisi 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları. İkincisi de 2015 Paris Anlaşması. 2000 yılında BM bin yıl kalkınma hedeflerini belirlemişti. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da bu hedeflerin yerine geçmek üzere 2015 yılında kabul edildi. Bu amaçların her biri kuşkusuz ayrı önem taşıyor. Bununla birlikte Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar başlıklı amaç Yeni Kentsel Gündem ile doğrudan ilgili. Yeni Kentsel Gündem yaşamın her alanını kapsıyor.”

neslihan yumukoglu
Yeni Kentsel Gündem Oturumu | Neslihan Yumukoglu
UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Neslihan Yumukoğlu; ‘Yerel yönetimlerin kapasitelerini güçlendiriyoruz’

 

“Yeni Kentsel  Gündem’in amaçlarına hizmet etmek üzere yerel yönetimlerin kapasitelerini birçok farklı alanda güçlendirmeye çalışıyoruz.”

UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Neslihan Yumukoğlu da Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının Türkiye’de ve diğer birçok ülkede özellikle Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının gerçekleştirilmesinde ve bunun yerelleştirilmesinde önemli görevler üstlendiğini anlatıyor: “Özellikle kovid döneminde hepimizin yaşadığı ve tecrübe ettiği gibi şehirlerin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Yerel yönetimlerimizin de buradaki sorumlulukları ön plana çıktı. UNDP Türkiye Ofisi, 5 farklı pörtföy altında çok farklı programlar yürütüyor. Sürdürülebilir ve Demokratik Yönetişim Pörtföyü, Sürdürülebilir ve Ekonomik Kalkınma Pörtföyü, Çevre ve İklim Değişikliği Pörtföyü, Suriye Krizine Yanıt ve Dayanıklılık Pörtföyü, Özel Sektör Geliştirme Programı gibi çok farklı pörtföyler altında program ve projeler yürütüyor. Benim şu an yürütmekte olduğum Yerel Yönetim Reformu Üçüncü Aşama Projesi daha önceden 2005-2007, 2009-2011 yıllarında birinci ve ikinci aşaması yürütülen devamı niteliğinde. Burada özellikle 2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Belediye Yasası’nın yerel yönetimlerimizce benimsenmesi, hizmetlerin standarda oturtulması; özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden sonra kurulan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün kapasitesinin güçlendirilmesi gibi kritik amaçları barındırıyor. Biz projemiz kapsamında özellikle Yeni Kentsel Gündem’in amaçlarına hizmet etmek üzere yerel yönetimlerin kapasitelerini birçok farklı alanda güçlendirmeye çalışıyoruz.”

Hizmet kapasitesini artırmak hedef

 Projeyle hizmet sunumlarına ilişkin kapasitelerin arttırılması noktasında Avrupa Birliği’ndeki iyi uygulamaların incelenmesi, bunların raporlanması, Türkiye’deki sorunların tespit edilmesi ve bunların istişare süreçleriyle yürütülmesinin hedeflendiğini söylüyor Yumukoğlu: “Tüm bu yapılan çalışmalar ışığında birçok alanda mevzuat önerileri raporları hazırlıyoruz. Bunları yine proje paydaşlarımızla ve yerel yönetimlerle tartıştıktan sonra nihai hale getirerek bakanlıklarımıza sunuyoruz. Belediyelerin mali durumlarının iyileştirilmesi gibi finansal konuları da içeren çalışmalar yaptık. Bunların içinde Avrupa’ya yapılan teknik ziyaretler, hazırlanan raporlar, çalıştaylar gibi çok çeşitli yelpazede çalışmaların sonucu olarak üretildi. Birçok farklı belediyeden ve merkezi kurumlarımızdan katılımcılar yer aldı bu süreçte. Yeni Kentsel Gündem’in özellikle kentlerin refah seviyesinin arttırılması, yoksulluğun azaltılması, eşitsizliklerin giderilmesi gibi birçok alanda yerel yönetimlerin mali kapasitesinin güçlendirilmesi doğrudan ilişkili bir durum. Biz bunu geliştirmek için şu anda ilgili mevzuat çalışmasını, belediyelerin öz gelirlerinin arttırılması gibi konularda da yenilikçi önerilerimizi raporlarla sunduk. Belirlenen 5 hizmet alanı dışında da belediyelerin hizmet standartlarının belirlenmesi için bir çalışma gerçekleştiriyoruz.”

omer faruk genckaya
Yeni Kentsel Gündem Oturumu | Prof. Dr. Ömer Faruk Gençkaya

Prof. Dr. Ömer Faruk Gençkaya; ‘Katılım yeni inşada olmazsa olmaz’

“Yeni Gündem çerçevesinde katılım önem taşıyor. Salgın dönemi de bize geleceğin inşasında mutlaka yerelden başlamamız gerektiğini gösterdi.”

Yerel yönetim ve yeni geleceğin inşasında kritik kavram belki de katılım. Prof. Dr. Ömer Faruk Gençkaya da bu kavramın altını çiziyor:Katılım kavramını dinlemekten başlayarak, danışmak, çözümleme yapmak, gündem belirlemek; yanı sıra belki daha fazla bir strateji yaklaşımı olarak da ya da ortak sorunlar üzerinde uzlaşma sağlayarak geleceğe yönelik birtakım planlar, programlar yapma olarak nitelendirebiliriz. Bu plan ve program yapmanın ötesinde de bir anlamda uygulamaya ve uygulama sırasında ortaya çıkabilecek gelişmeleri izlemek ve hesap verilebilirlik sürecine de katılım aracılığıyla bir katkı sunmamız son derece önemli. Dolayısıyla günümüzde belki katılım kavramını yalnızca karar alma süreci olarak değerlendirmemek gerek. Bu kavrama stratejik plan ve onunla ilgili tüm tamamlayıcı unsurlar çerçevesinde daha geniş bir çerçevede yaklaşmamız yararlı olacak. Özellikle bu kapsayıcı katılım kavramı özellikle 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nda da tanımlanmıştır. Esas itibariyle katılım aracılığıyla hedeflerin gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Günümüzde yine yerel yönetimlerin halka en yakın hizmet birimi olarak tanımlanması aslında katılım tanımının mevzuatta somutlaşmış bir hükmü olarak görülebilir.”

Katılım neden önemli?

 Peki katılım yerel yönetimler için neden önem taşıyor? Gençkaya şu sözlerle anlatıyor: “1972’den başlayarak günümüze kadar gelen; şu anda da içinde bulunduğumuz gerek Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları gerekse Yeni Gündem çerçevesinde katılım önem taşıyor. Salgın dönemi de bize geleceğin yönetiminin inşasında mutlaka yerelden başlamamız gerektiğini gösterdi. Günümüzde ve bundan sonra aslında aşağıdan yukarıya doğru bir katılım yaklaşımını benimsemek; yani yalnızca ilgili tüm paydaşları değil, bu süreçle ilgisiz olsalar da tüm nüfus gruplarını bu çerçeveye almak önem taşıyor. İlgili ya da ilgisiz kişilerinin tamamını katılım sürecine katmamız gerekiyor. Merkeziyetçilik-ademi merkeziyetçilik ikilemi çerçevesinde katılım sürecine izin veren aktörler ne yazık ki katılımın kapsayıcı anlamını gözardı ettiler. Sonucunda da şu anda kırılgan kentler ortaya çıktı. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisinde yer alan geleceğin dirençli kentlerini nasıl oluşturacağız? Mevcut yapıda kentlerimiz hangi niteliklere sahip? Bir ülkedeki fiziki mekanın planlanması ya da örüntüsü aslında o ülkedeki siyasal sistemin de bir yansımasıdır. Bugün ülkemizdeki kentsel mekanın fiziksel yapısı çok nitelikli bir görüntü vermiyor. Katılımcılık yalnızca karar alma süreci değil. Yeni Gündem çerçevesinde alacağımız kararlarla dünün kazanımlarını korumalıyız; bugünkü gereksinimlerimizi de olabildiğince ekonomik ve birtakım öncü araçlarla yerine getirmeliyiz. Ancak gelecek kuşakların da kendi yaşamlarını istedikleri şekilde kurgulayacak bir şekilde hazırlamalarına olanak tanımalıyız.”

neset tarhan
Yeni Kentsel Gündem Oturumu | Mezitli Belediye Başkanı Neset Tarhan

Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan; ‘Gönüllülük katılımcılıkla birleşmeli’

“Gönüllülüğü katılımcılıkla birleştirdiğimiz zaman, örgütlülükle birleştirdiğimiz zaman çok şeyi başardığımıza inanıyorum.”

 

Dirençli kentler…Peki dirençli kentler nasıl olur? Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan “Dirençli kentler dirençli insanlarla, örgütlü insanlarla daha rahat olabileceğini düşünüyorum.” yanıtını veriyor ve Mezitli’yi anlatıyor: “Buradaki insanlar bir taraftan yapısal olarak çevreye çok duyarlı bir taraftan sakin hayatı tercih eden insanlar ama haksızlıklar karşısında da olabildiğince direnç gösteren, mücadele eden ve bu mücadelede başarılı olan halktan ibarettir. Birçok merkezi yatırımın ve planlardaki yanlış düzenlemelerin karşısına halkımız zaman zaman çıkmıştır. Bu çıkış bireysel olarak vatandaşın eğitim düzeyinin yüksekliğinden dolayı değil, halkın örgütlü olmasından geliyor. Örgütlü bir toplumun da daha dirençli olacağına inanıyorum.” Örgütlenme, katılımcılık, şeffaflık…Bu kavramlar nasıl hayata geçer? Tarhan “Bunları kimin, nasıl yaptığı önemli.” diyor. Tarhan katılımcılığın yanında gönüllülük olgusunun da önemli olduğunu söylüyor: Biz bunu başlattık. İlçe merkezinde 10 ayrı mekanda gönüllü evleri tesis ettik. Bu gönüllü evlerine düşünceleri ne olursa olsun herkesi çağırıyoruz. Herkes burada değişik çalışmalar yapıyor, sanatsal çalışmalar yapıyor, üretim çalışmaları yapıyor. Mahallelerin özelliklerine göre insanları buralarda kaynaştırmak istiyoruz. Anayasa’daki sosyal devlet ilkesi içselleşmediğinden dolayı tabi ki zor bir konu. Batıdaki bu gönüllülük çalışmaları desteklendiği için belediyeler çok kolay uyguluyor. Ama Türkiye’de bunun çok zor olduğunu tahmin ediyordum başlangıçta. Fakat giderek bu konuda da gelişme gösteriyoruz. Çünkü gönüllü evlerimiz başta olmak üzere gönüllü yönetmeliklerimiz var. Bu yönetmeliklerde herkesin belediye çalışmalarına katılmasını istiyoruz. 6 yaşında gönüllülerimiz de var 80 yaşında gönüllülerimiz de var. Eğitim düzeyi düşük olan da var yüksek olan da var. Bunu yapmazsak belediyelerin doğru işler yapacağına inanmıyorum. Mevcut koşullara rağmen şikayet etmeden bu belediye başkanlığının yürütüleceğine inanıyorum. Merkezi yönetimin zaman zaman destek olmadığı konular olabiliyor. Bu gönüllülüğü katılımcılıkla birleştirdiğimiz zaman, örgütlülükle birleştirdiğimiz zaman çok şeyi başardığımıza inanıyorum. Belediyeler de iyi uygulamaların genelleştirilmesi çok önemli. Bunu tüm siyasetlerin dikkate alması gerekir.”

‘Vatandaş gelsin hesap sorsun’

8 yıldır belediye olarak kentin bazı yerlerindeki panolarda belediyenin tüm gelir ve giderlerini duyurduklarını da söylüyor Tarhan: “Gelsin vatandaş hesap sorsun diyoruz. Hesap sorulabilen bir belediye olsun istiyoruz. Bu panolardan dolayı hesap soruluyor mu? Hayır. Ama çok mu mutlu insanlar? Evet. Bu bile vatandaşı mutlu edebiliyor, size güven duyuyor. Zaten güven olmadan birçok şey olmuyor. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerekir ama mevcut mevzuat dahilinde de güzel işler yapmaları mümkündür. Yeter ki bu katılımcılığı ve açıklığı sağlayabilsinler.”

Özelkalem Dergisi Yerel Yönetim Zirvesi’ni hazırlayan ve sunan Erengül Bilenser

Ozelkalem Dergisi Yerel Yonetim Odulleri Kurucusu
Ozelkalem Dergisi Yerel Yonetim Odulleri Kurucusu

İzle Türkiye! Özelkalem Dergisi Yerel Yönetim Zirvesi Yeni Kentsel Gündem Oturumu

Özelkalem Türkiye’nin Yerel Yönetim Ağı

►İzle Türkiye!  ►Abone ol

 

Özelkalem Dergisi #kentselyenigündem

BENZER HABERLER

Yanıtla

Lütfen yorumunuzu yazınız
Adınızı giriniz

En popüler Haberler

Son Yorumlar

Abdullah ŞENER on Kent yazıncısı olmak
Abdullah sahlebci on Origami ile kağıttan mucizeler