Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Danıştay’ın bu kararıyla Ayasofya’da ibadetin önü açıldı.

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya‘nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davaya ilişkin kararını açıkladı. Danıştay, söz konusu Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Bu kararla birlikte Ayasofya’da ibadetin yolu açılmış oldu. Son kararı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verecek. Karara ilişkin ilk paylaşım Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan geldi. Kalın, kişisel Twitter hesabında Ayasofya’nın fotoğrafını paylaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Ayasofya’yı geçen sene 3 milyon 727 bin 361 kişi ziyaret etmişti. Gün içinde ziyaretçi girişinin devam ettiği Ayasofya’nın giriş-çıkışlarının olduğu alana bariyerler konmuştu. Yerli ve yabancı medya kuruluşları, sık sık buradan yayın yapmıştı.

Danıştay 10. Dairesi’nin kararı.

Diyanet’e devredildi

Ayasofya davasını açan avukat Selami Karaman yarın itibarıyla Ayasofya Camii’nin halka ibadet için açılması gerektiğini söyledi. İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu akşam saat 20.53’de Millete Sesleniş konuşması yapacağını duyurdu. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, twitter hesabında bir mesaj paylaşarak, “Sayın Cumhurbaşkanımız bugün saat 20.53’te bir Millete Sesleniş konuşması gerçekleştireceklerdir” dedi. Erdoğan, Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek ibadete açılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı Kararını “hayırlı olsun” mesajıyla paylaştı

Ayasofya’nın tarihi

Ayasofya veya Azize Sofya Kilisesi, İstanbul’da bir müze, tarihî bazilika ve cami. Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından, 532-537 yılları arasında İstanbul’un tarihî yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup 1453 yılında İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. 1935 yılından beri müze olarak hizmet vermektedir. Ayasofya, mimar bakımdan bazilika planı ile merkezî planı birleştiren kubbeli bazilika tipinde bir yapı olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak ele alınır.

İnceleyin:  Bursa, ‘İklim İçin Biz De Varız Deklarasyonu’na imza attı
Ayasofya’da ibadetin yolu açıldı – ozelkalem.com.tr

‘Kutsal bilgelik’ anlamına geliyor

Ayasofya adındaki “aya” sözcüğü “kutsal, azize”, “sofya” sözcüğüyse herhangi bir kimsenin adı olmayıp Eski Yunancada “bilgelik” anlamındaki sophos sözcüğünden gelir. Dolayısıyla “aya sofya” adı “kutsal bilgelik” ya da “ilahî bilgelik” anlamına gelmekte olup Ortodoksluk mezhebinde Tanrı’nın üç niteliğinden biri sayılır. 6. yüzyılın ünlü bilim adamları, fizikçi Miletli İsidoros ve Trallesli matematikçi Anthemius’un yönettiği Ayasofya’nın inşaatında yaklaşık 10.000 işçinin çalıştığı ve I. Justinianus’un bu iş için büyük bir servet harcadığı belirtilir. Bu çok eski binanın bir özelliği, yapımında kullanılan bazı sütun, kapı ve taşların binadan daha eski yapı ve tapınaklardan getirilmiş olmasıdır. Bizans döneminde Ayasofya, büyük bir “kutsal emanetler” zenginliğine sahipti. Bu emanetlerden biri de 15 metre yüksekliğindeki gümüş ikonostasisti. Konstantinopolis Patriği’nin patrik kilisesi ve Ortodoks Kilisesi’nin bin yıl boyunca merkezi olan Ayasofya, 1054 yılında Patrik I. Mihail Kirularios’un Papa IX. Leo tarafından aforoz edilmesine şahitlik etmiş olup bu olay, genel olarak Schisma’nın, yani Doğu ve Batı kiliselerinin ayrılmasının başlangıcı sayılır.

Ayasofya'da ibadetin yolu açıldı
Ayasofya’da ibadetin yolu açıldı – ozelkalem.com.tr

Fatih Sultan Mehmet’in hoşgörüsü

1453’te kilise camiye dönüştürüldükten sonra Osmanlı sultanı Fatih Sultan Mehmet’in gösterdiği hoşgörüyle mozaiklerinden insan figürleri içerenler tahrip edilmemiş (içermeyenlerse olduğu gibi bırakılmıştır), yalnızca ince bir sıvayla kaplanmış ve yüzyıllarca sıva altında kalan mozaikler, bu sayede doğal ve yapay tahribattan kurtulabilmiştir. Cami, müzeye dönüştürülürken sıvaların bir kısmı çıkarılmış ve mozaikler yine gün ışığına çıkarılmıştır. Günümüzde görülen Ayasofya binası, aslında aynı yere üçüncü kez inşa edilen kilise olduğundan “Üçüncü Ayasofya” olarak da bilinir. İlk iki kilise isyanlar sırasında yıkılmıştır. Döneminin en geniş kubbesi olan Ayasofya’nın merkezî kubbesi, Bizans döneminde birçok kez çökmüş, Mimar Sinan’ın binaya istinat duvarlarını eklemesinden itibaren hiç çökmemiştir.

İnceleyin:  Danıştay'dan tartışılacak karar
Facebook Yorumları