Yakın geçmişe dönüp baktığımızda Bursa için kullanılan pek çok sıfat karşımıza çıkıyor:

Tarih kenti, tarım kenti, turizm kenti, kaplıca kenti, huzur kenti, emekli kenti, sanayi kenti.

Gerçi…

Bursa adına karar veren siyasi irade tercihini 1960’ların başında sanayiden yana yaptığı için, son dönemde sanayi kenti özelliği öne çıktı ve diğer sıfatlar unutuldu.

Sanayiyle birlikte kentin yapısı ve dokusu bir anda değişti. İş olanağı sağladığı için iç göçte cazibe merkezi haline geldi. Yoğun göç kentsel gelişimi etkiledi ve plansız kent görüntüsünü ortaya çıkardı.

Bütün bunlar, Bursa için son dönemdeki tanımlama kriterlerini yeniden belirleyen unsurlar elbette.

Ancak…

Koşullar ne olursa olsun, yeni kriterler hangi yönde ortaya çıkarsa çıksın, Bursa için değişmeyen bir özellik var: Tarih Kenti.

Üstelik…

Bursa ne kadar değişirse değişsin, bu özelliğini yitirecek gibi değil. Çünkü, Bizans’tan Selçuklu’ya uzanan serüvenin ardından Osmanlı’nın ilk başkenti olma gibi bir ayrıcalığı var.

Peki…

Bursa bu tarihi kent özelliğinin farkında mı? Ya da, Bursa’ya gelen birisi, tarihi bir kentte bulunduğunu hemen anlayabiliyor mu?

Galiba…

Bursa’nın sıfatları arasındaki değişimden çok, tarihi kent kimliği içinde sorgulanması gereken en önemli soru bu.

Şu bir gerçek ki…

Yakın zamana kadar Bursa’ya gelenlere, tarihi miras olarak ünlü camilerimizle padişah ve evliya türbelerimizi gösterdik.

Bir kentte bu kadar çok tarihi cami ve türbe olması elbette önemli. Ancak, cami ve türbe konusu her turist için aynı oranda cazibe oluşturmuyor. Gelen turist tarih adına özel bir şeyler görmek ve farklılık yaşamak istiyor.

Örneğin…

Bizans’ın İstanbul’dan sonraki en önemli kentinin yönetim merkezinin neresi olduğu batıda bilinmiyor.

Yanısıra…

Osmanlı’nın ilk başkentini ve imparatorluğu nereden yönettiği de bilinmiyor. Türbelerdeki sultanların nerede yaşadıklarına dair bir iz yok.

Yine…

Bursa Kalesi bilgileri tarihte yer alıyor ama, Hisar Mahallesi’ndeki kalıntılar ortaya bir kale görüntüsü çıkarmıyor. O kalıntılara bakarak “Burası kaleydi” diyerek kimseye bir şeyler anlatmak ve ikna etmek kolay değil.

Bizde işte bu eksikti.

Farklı bir şey gösterilemediği, tarihi anlatan eserler ortada olmadığı için gelenler fazla kalmadan gidiyordu.

Bu dönem hızlı bir şekilde bu sorunun aşılmakta olduğunu söylemek mümkün.

Özellikle Osmangazi Belediyesi’nin yaptığı çalışmalar hem Bursa’ya tarihi kent kimliğini yeniden kazandırdı, hem tarihi mirası canlandırıp ayağa kaldırdı, hem de Bursa’nın tarih kenti olarak algılanmasını sağladı.

İşe de…

Bursa Kalesi’ni yeniden ortaya çıkaracak surların onarımı ile başlandı. Çakırhamam’dan, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin bulunduğu Tophane’ye çıkıştaki surlar ve ortasında aslına uygun yapılan Saltanat Kapısı artık kentin tarihi kimliğini görüntü olarak ortaya koyuyor.

Yani, turistlerin geldiklerinde fotoğraf çektirebilecekleri, kartpostal değeri olan bir görüntümüz artık var.

Avrupa’da yalnızca kaleleriyle ünlü kentler olduğunu ve her yıl milyonlarca turistin bu kaleleri gezmek için oralara gittiklerini düşünürsek, başlangıç noktasının ne kadar önemli ve doğru olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

Ayrıca…

Tarihi surları aslına uygun onarımla ayağa kaldıran, geceleri ışıklandırarak Bursa’nın her yerinden heybetli şekilde görülmelerini sağlayan Osmangazi Belediyesi projesini sürdürüyor. Surlar, kapılarıyla birlikte tamamlandığında eski Bursa’nın merkezi ortaya çıkacak.

Bu da kuşkusuz kentin görüşüne ayrı bir heybet katacak.

Ancak…

İş doğal olarak surların ortaya çıkarılmasıyla bitmiyor. Bizans’ın tekfurlarının yaşadığı Bitinya Sarayı, ya da Osmanlı’nın imparatorluğu yönetirken kullandığı adıyla Bey Sarayı’nın da ortaya çıkması gerekiyor.

Kalıntılar, Bey Sarayı’nın büyük bölümünün bugünkü Orduevi’nin altında olduğunu gösteriyor. Bilinen kadarıyla Osmangazi Belediyesi bu kalıntıları ortaya çıkarıp, surlarda olduğu gibi yine tarihteki aslına uygun olarak sarayın da yeniden yapılması için Genelkurmay’a bazı önerilerde bulunuyor.

Yer yer yıkılan, bazı bölümlerde içine ev bile yapılan surların tüm görkemiyle ortaya çıkarılması, yönetim merkezi olan Bey Sarayı için de umut veriyor.

İnanıyorum ki, engeller tek tek aşılıp, önce kalıntıları üzerinde Bey Sarayı ortaya çıkarılacak, sonra da nasıl ve hangi yoldan gittiği anlaşılamasa da Petersburg Müzesi’nde sergilenmekte olan Bey Sarayı’nın kapısı oradan alınıp yuvasına getirilecek.

Bursa Bey sarayı temsili çizimi
Bursa Kalesi içinde Bey Sarayı yerleşimi
Facebook Yorumları