Özelkalem’in Çarşamba Oturumu’nda konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Marmara’da en az 7.2 büyüklüğünde bir deprem beklediklerini belirterek, “Bütün bunlar bilinmesine rağmen biz neyi bekliyoruz? Depremin gelmesini mi bekliyoruz!” dedi.

Özelkalem’in geleneksel hale gelen Çarşamba Oturumları bu hafta Deprem Gerçeği konusuyla gerçekleştirildi. Türkiye’nin deprem konusundaki en yetkin kişilerinden olan Prof. Dr. Naci Görür, Özelkalem Youtube kanalından canlı yayınlanan oturumda önemli uyarılarda bulundu.

Savaş yok diye ordu da beslemeyelim o zaman

“Bilim toplumu olmamanın, bilime önem vermemenin sancısını çekiyoruz” ifadelerini kullanan Naci Görür, “Türkiye Cumhuriyeti bir ordu besliyor değil mi? Ama bizim ordumuz hergün harbe girmiyor. Demek ki 70 senedir bir ordu besliyoruz ama “Harp olmuyor neden ordu besliyoruz” denebilir mi? Dolayısıyla Türkiye’de deprem olmuyor değil… 1509, 1688, 1766, 1789, 1894, 1953, 1970, 1976, 1999, 2010 ve ölen insanların sayısına bakıyorsunuz 100 binden fazla. Yani deprem oluyor ve ölüyoruz da… Yani genel olarak bizim toplumun, ‘ya neden böyle depremi konuşuyoruz’ demelerini çok büyük bir aymazlık olarak görüyorum, daha dün 20 bin insanımızın öldüğü bir ülkedeyiz” dedi.

Prof. Dr. Naci Görür
Prof. Dr. Naci Görür

Deprem olmuyor diye bir şey yok

Yer bilimciler olarak, 2003’ten beri deprem var diye bağırdıklarını dile getiren Prof. Dr. Görür, “İki tane deprem oldu. Elazığ’ın bugün 3’te 1’i haşat durumda. Toplam 100’e yakın da insanımız hayatını kaybetti. Bilimsel açıdan bu bir uyarıydı. Demek ki deprem oluyor. Keza Adapazarı depremi olduğu zaman, 1967 yılında… O dönemdeki yer bilimcilerden olan Nafi Toksöz’ün 76 ve 79 senelerinde yayınlanmış makaleleri var. O makalelerde, “67 Adapazarı depremi, İzmit-Değirmendere-Yalova yöresindeki fay sisteminin tetiklemiş olabilir, o yörelerde önümüzdeki yıllarda büyük bir deprem olabilir” diye uyarmışlar. O zaman da bilim konuşmuş ama kimse dinlememiş. Nitekim 20 sene sonra 45 saniyede 20 bin insanmızı kaybetmişiz. Yani deprem olmuyor diye bir şey yok” diye konuştu.

“İstanbul’a Düzce’ye dikkat dedik”

Naci Görür şöyle devam etti: “99 depremi olduğu zaman biz basbas bağırdık. İstanbul ve Düzce’ye dikkat edin dedik. Düzce depremini gelmeden önce Türkiye’deki yer bilimciler uyardı. Özel önlemler alındı, 3 ay sonra orada da deprem oldu. Yer bilimciler olarak depremin günün saatini tam olarak veremiyoruz ama nerenin deprem bakımından tehlike arzettiğini, belli bir periyod içerisinde de bu depremin ne zaman gelebileceğini ve hangi büyüklükte olabileceğini bilimsel öngörüyle söyleyebiliyoruz.”

İnceleyin:  Nevşehir'de kentsel dönüşüm projesi tamam

Deprem olasılığı yüzde 62

“99 depremi olduğpu zaman Marmara’nın altındaki fay sisteminin güneynide olan blok 5 buçuk metre Marmara’ya doğru atıldı. E Maramara’nın altındaki kabuk da tümüyle kırılmadığına göre, koca levha 5 buçuk metre batıya gelirse, 220 senede birikmesi gereken stresi 50 saniyede oraya şırınga etti demek. Çünkü o bloğun yıldaki hareketi 2 buçuk santimetredir. O depremde 50 saniyede 5 buçuk metre atıldıysa, 220 senede birikecek olan stresi, 50 saniyede, Marmara’nın altındaki kabuğa yükledi. Stres dediğim birim alana düşen kuvettir” diyen Prof. Dr. Görür, “Bizim Marmara’da deprem beklediğimiz bu önümüzdeki zaman içerisinde olasılık yüzde 62. Onun için şimdi, ‘biz inanmıyoruz, insanların morali bozuluyor’ demek aymazlıktır. Büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Olduğu takdirde de 10 binlerce insanımızın can güvenliği tehdit altına girecektir” ifadelerini kullandı.

“Uyardık! Deprem olmadı mı?”

“Yani bunu daha nasıl söyleyelim. Ben de bunu anlamıyorum. Kaldı ki iki tane de örneği var” diyen Naci görür şunları söyledi: “Benim kişisel bilgeliğimden dolayı da değil. Bunu her bilim insanı söylüyor. İşte Elazığ… Uyardık. Olmadı mı? Palu’yu uyardık. Bingöl’ü uyardık. Deprem olmadı mı! Biz kahin değiliz, bilimadamıyız. Bunu söylerken de bilimsel bir öngörüyle, endişeyle yaklaşıyoruz. Bunu bir mantığı var, bilimsel verileri var. Yani Marmara’da deprem olamayacak diyen aymazlık yapıyor. Bana göre haksızlık yapıyor, kendi ülkesine kendi insanına karşı bir sorumsuzluğun içindedir.”

7.2'lik deprem yaklaşıyor. Neyi bekliyoruz?
7.2’lik deprem yaklaşıyor. Neyi bekliyoruz? – ozelkalem.com.tr

7.2 büyüklüğünde deprem olacak

“Marmara’da beklediğimiz deprem minimum 7.2 büyüklüğünde olacaktır” diyen Görür depremin yerini de belirtti: “Büyük bir ihtimalle de Kumburgaz fay kolu öncelikle kırılacaktır. Yani Silivri açıkları ile Yeşilköy açıkları arasında uzanan fay kolu. Bu 75-80 kilometre uzunlukta, minimum 7.2 deprem üretir. Bu fay kilitlidir, bu fay şu anda deforma oluyor, stres biriktiriyor. Kırılacağının emarelerini de İstanbul’da 4.8, 5.8 gibi depremlerle gördük.” İkinci olasılığın ise Adalar fayı olduğunu belirten Naci Görür, “65 kilometre uzunluğunda ve en fazla 7 şiddetinde deprem üretir” dedi.

İnceleyin:  Mudurnu, "Sakin Şehir" belgesini aldı

En fazla korkutan yer Avrupa Yakası

“Beklediğimiz depremde bizi en fazla korkutan yer İstanbul’un Avrupa yakasıdır” diyen Prof. Dr. Naci Görür, “Anadolu yakası da elbetteki risklidir ama Avrupa yakasındaki risk daha fazladır. Avrupa yakası dediğimiz zamanda Boğaz’ın batısında olur. Zeytinburnu, Küçükçekmece, Avcılar yörelerin doğru, yani zeminin iyi olmadığı, jeolojik olarak depremde zaafiyet gösterecek yerlerdir buralar. Önce nereden başlanmalı diye sorsalar, biz bu ilçeleri söyleriz. Buralar diğer yerlere göre depremde daha fazla riskli olabilecek yerlerdir” dedi.

Zeminde zararı artıracak

Avcılar’daki zeminin depremin hasarlarını büyüteceğini dile getiren Görür, “Özellikle yeryüzünden ilk 30 metrelik bir kesit içerinde sismik dalgalarının yayılım hızı bu yörede oldukça düşük olacaktır. Dolasıyısıyla sismik dalgalar, daha fazla oyalanacak, zemin daha fazla titreşecektir. Yine Avcılar zemininde en büyük yer ivmesi daha fazla olacaktır. Avcılar’daki yapıların üstüne yatay yük daha fazla binecektir. Yine Avcılar’da önemli sıvılaşma alanları var. Deprem dalgaları geldiği zaman sıvılaşma önemli olacak ve bu altyapıyı önemli ölçüde etkileyecektir” ifadelerini kullandı.

Heyelanlar da gerçekleşebilir

“Ayrıca kütle hareketleri, kayma göçme, heyelan yine Avcılar için önemli bir tehdittir” diye devam eden Görür, “Küçükçekmece Gölü’nün her iki tarafında bu heyelanlar etkili olacaktır. Bu heyelanların kimisi 7.2’lik deprem bu yöreyi vurduğu zaman bu heyelanların tekrar hareket geçmesi sürpriz olmaz” dedi.

7.2'lik deprem yaklaşıyor. Neyi bekliyoruz? - ozelkalem.com.tr
7.2’lik deprem yaklaşıyor. Neyi bekliyoruz? – ozelkalem.com.tr

Tsunami 6 metreye ulaşabilir

Tsunaminin de bir tehdit olduğunu sözlerine ekleyen Profesör Görür, bu yörelerde tsunaminin yükseliğinin 6 metreye hatta daha fazlaya çıkabileceğini vurguladı. Yerin yapısına bağlı olarak tsunaminin daha iç kesimlere girebileceğini belirten Naci Görür, “Bu söylediklerim, yapı stoğundan bağımsız, jeolojik yapıyla ilgili söylediğim şeyler. 7.2 ‘lik bir sarsıntı olduğu zaman Avcılar’ın büyük bir kısmı, genellikle 8-9 şiddetinde etkilenecek. Bu şiddette etkilenirse burası orada hasar çok daha fazla olur” diye konuştu.

Başka depremler de tetiklenebilir

“Avcılar’ın güneyinde kıta sahanlığı üzerinde… Deniz araştırmaları yaparken, buralarda canlı aktif faylar gördük” ifadelerini kullanan Görür, “Kuzeybatı-güneydoğu uzanımlı ve Avcılar’a doğru da uzanıyor. 7.2’lik deprem harekete geçerse, bu kıtasahanlığı üzerinde olan faylar da hareketlenir. Dolayısıyla Küçükçekmece ve Avcılar bölgesinde depremi daha da şiddetlendirirler. Bunlar bilimsel veriler. Bu artık bilimsel hesaplarla görülen şeyler. Yerel yönetimin ve merkezi yönetimi buna kulak kabartması lazım. İşi ciddiye almak lazım” dedi.

İnceleyin:  Kardeş belediyeden Dumlupınar'a "Emekli Dinlenme Evi"

Naci Görür uyarıyor

Bir yer bilimci olarak uyarıda bulunduğunu belirten Prof. Dr. Naci Görür: “Behemahal, çok hızla bu ilçeleri depreme hazırlama adına ne yaparsak yapalım, bunu yaparsak can kaybını azaltırız. Aksi halde çok üzülürüz” dedi.

Neyi bekliyoruz?

Naci Görür şöyle devam etti: “Şöyle bir soru soruyorum. Neyi bekliyoruz? Niye bekliyoruz? Ülkemizdeki deprem kuşakları belli. Bu kuşaklar içerisinde yer alan yerleşim alanları belli. O kuşaklarda oluşabilecek deprem büyüklüğü belli. Periyot olarak ne zaman olabileceği belli. Deprem olursa ne kadar hasar alacağı, ne kadar can kaybımız, mal kaybımız olacağı belli. Bütün bunlar bilinmesine rağmen biz neyi bekliyoruz? Depremin gelmesini mi bekliyoruz! Yani Türkiye Cumhuriyeti yıllardır planlamalar yapar değil mi? Bütçeler ayrılır vs… Bu ülkede insanların can güvenliğini sağlamak için deprem bölgelerindeki yerel yönetimlere, 5 yıllık planlar çerçevesinde belli bütçe verip, buraları depreme karşı güvenli hale getirmek için çalışmalar yürütülemez mi?”

İlla deprem olması mı gerekiyor

“Yani illa bizim depremle ilgili bir şey yapmamız için deprem olması, insanların ölmesi mi gerekiyor? Deprem olmadan önce ne yapacaksak yapalım. Buna risk yönetimi diyoruz. Bizim yöneticilerimiz maalesef afeti yönetmeye talip. “Bir deprem olsun, ondan sonra gerekeni yaparız”… Halbuki bu da çağdaş bir yaklaşım değil. Olunca zaten insanlarımız ölüyor. Ondan sonra elbetteki yapacaksınız, başka yapacak bir şey de yok zaten. Ama önemli olan deprem gelmeden önce yapmak.”

İstanbul’da 7 ilçe çok riskli

“İşte bakın, ben tekrar ediyorum. Zeytinburnu, Bağcılar, Bakırköy, Küçükçekmece, Avcılar, Beylikdüzü, Esenyurt… Buralar çok riskli alanlar. Dolayısıyla buralarda şimdiye kadar kentsel dönüşüm çok hızlı devam edip, bu bölgelerin güvenli hale getirilmiş olmaları gerekirdi. Behemahal bu işlere girişmek lazım. Buraları depreme hazırlamak lazım.”

Facebook Yorumları