Ana SayfaManşetBelediyeler 'Veri Madeniciliği' konusunda ne durumda? Uzmanlar değerlendirdi!

Belediyeler ‘Veri Madeniciliği’ konusunda ne durumda? Uzmanlar değerlendirdi!

Özelkalem TV Çarşamba Oturumları’nın bu haftaki konusu “Belediyelerin Veri Madeni” oldu.

Veriler nasıl toplanıyor?

Akıllı kentler vatandaşa nasıl fayda sağlıyor?

Toplanan veriler nerelerde vatandaş için başka faydalar sağlıyor?

Verilerin işlenmesi başka alanlara fırsat yaratması, hepsi ve daha fazlasını

Erengül Bilenser ve konukları Belediyelerin veri madenlerini masaya yatırdı.

Erengül Bilenser sordu;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Özgüner

Mersin Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Mustafa Berat Yerman

Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Türkay

ve Av. Gökhan Ahi cevapladı.

Alanında uzman konukların ‘Belediyelerin ve madeni’ başlığını 20 Ocak Çarsamba günü 15:00-17:00 arasında ÖzelkalemTV Youtube kanalından canlı değerlendirdiği yayını youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz…

OTURUMU BU LİNKE TIKLAYARAK İZLEYEBİLİRSİNİZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin veri toplama konusunda çalışmaları nelerdir?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Özgüner’in açıklamaları:

16 milyon kişiye hitap eden bir belediye. Vatandaşlarımızla birçok kez gün belediye hizmetlerinde bir araya geliyoruz.

Veriyi toplayabilmek bu işin zorluklarından birisi. Topladıktan sonra tekillendirmek, gruplandırabilmek bu işin önemli aşamalarından birisi.
Bu aşamaların hepsini bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Biri eksikse hem yaptığınız yatırım açısından hem de hizmetin sonuca ermesi açısından ciddi bir probleminiz demektir diye düşünüyoruz.

Belediyeler, veri toplama işlemini gerçekleştirirken teknolojik platformlara ihtiyaçları var. Platformların da yönetime ihtiyacı var. 

Bugün en önemli ihtiyaç, yetişmiş insan gücü. Yetişmiş insan gücünü kamu yönetiminde temin etmek çok kolay bir durum değil. 

Dolayısıyla buna çok önem veriyoruz ve kendi kaynağımızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Bu da önemli bir eksiğimiz, bunu da kendi imkanlarımızla gidermeye çalışıyoruz.

Temelde biz İstanbul’da belediyecilik hizmetlerini aslında vatandaşlarımızın yalam kalitesini arttıracak yerel yönetim hizmetlerini sunabilmek olarak isimlendirebiliriz.

65 yaş üstü sokağa çıkma genelgesinin yayınlanmasının ardından, biz İstanbul’da 65 yaş üstü nüfus nerelerdedir? Kaç kişidir? Hangileri yalnız yaşamaktadır gibi incelemelere başladık. 

Ve karşımızıa; yaklaşık 320 bin 65 yaş üstü evinde yalnız yaşayan bir kitle çıktı.

Bunların hızlıca lokasyon bilgilerini aldık ve temasa geçtik.

Dünyada belediyeler planlarını ve operasyonlarını iyileştirmek için veri ve analitiği çok önemsiyorlar. Siz Mersin’de neler yapıyorsunuz?

Mersin Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Mustafa Berat Yerma’ın açıklamaları:


Biz Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak pandemi süreci bizim bütün veri süreçlerimizi değiştirdi.

Eskiden belki yerel yönetimler çözümler üretirdi ama şimdi bunlar bir zorunluluk haline geldi.

Tabi bu süreçte kurum ve vatandaşların ihtiyaçlarının karşılaşmasında sadece belediye verilerinin yeterli olmadığını gördük.

Bu noktada Türkiye’nin en önemli problemi verilerin başka başka kurumların denetiminde olması.

Biz Mersin’de bu tarzda veri problemleri yaşıyoruz.

Aslında Türkiye’nin yapısal anlamda tek bir veriyi tek bir noktada toplaması, daha sonra kurumlarla paylaşması gerekmekte. 

Sadece Mersin ölçeğinde değil, Türkiye’nin buna ihtiyacı var.

Biz Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak görme ve yönetme konusunda bir çalışma başlattık.

Biz hem Mersin hem de Alo 153 ile Alo 185 hatlarını birleştirerek bir çağrı merkezi oluşturduk. 

Kurumsal olarak ismini de İletişim Koordinasyonu Analiz Merkezi olarak belirledil. Buradaki amacımız veri tekniğini belirlemek.

Günlük çağrılarımız 750’den 4 bin 5 bin’e yükseldi.

Belediyeleri veri madeni konusunda neler söylemek istersiniz?

Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Türkay’ın açıklamaları:

Verini hayatın her aşamasında üretilebildiğini görüyoruz. Eğer 20 yıl öncesini düşünürseniz veriyi bulmak onu kayıt altına almak çok zordu.

Ancak, 1990’lardan sonra hızla gelişen dijitalleşmeyle birlikte elimizde birçok veri oluştu.

Artık yaptığımız herşey dijital olarak kaydedilir hale geldi.

Bu bir vatandaşın konforlu bir hayat yaşayabilmesi için şehir ortamında ne yaptığını anlamamıza imkan verir. Eğer veriyi kullanabilirsek.

Eğer yabancı ülkelere bakacak olursak, bu konuya önceden başlamış önelikle Kopenhag, Londro, New York, Tokyo gibi büyük şehirler veriyi kullanarak kendilerinin süreçlerini iyileştiriyorlar.

Örneğin belediyelerin en önemli yatırımlarından birisi ulaşım. Veri sayesinde hangi kavşaklarda sıkışıklık olduğunu görebiliyoruz.

Vatandaşa verilen hizmetin kalitesinde iyileştirme yapılmalı. Vatandaş ekmeği isteği fiyattan alamıyorsa o hizmeti alamamıştır. Onu yarın alabilmesi çok önemli değil çünkü onu bugün yemesi gerekir.

Bu hizmetlerin zamanında veriliyor olması önemli. 

Örneğin verileri kullanarak bunu yapabilir miyiz? Örneğin Kopenhag’da şöyle birşey var siz daha önceden trafik sıkışıklığı görüp yolunuzu değiştirebiliyorsunuz.

Eğer bu ekosistemi biz yaratmazsak, Türkiye’nin 50 60 yıldır yaptığı gibi dışarıda denenmiş teknolojileri getirip adapte olması ve pazar sorunu yaşarız. Ama eğer bunu biz yapabilirsek hem ekonomimizi canlandırırız hem de kendi insanımız katma değer işler yapar.

Veri toplamada hukuk açısından hangi sıkıntıların olduğunu açıklar mısınız?

Av. Gökhan Ahi’nin açıklamaları:


Dünyanın şu anda 2 atane önemli kaynağı var; biri bilgi biri de enerji. İkisinde de büyük problemlerimiz var.

Bilginin kullanılması için paylaşılması gerekiyor. Böylece daha değerli hale geliyor.

Çöp toplamadan, ulaşım planlaması ve şehir planlamasına vb. birçok şeyde kullanabilriz.

Artık sadece veri setleri de tek başına bir işe yaramıyor. Bu verileri toplayacak sensörlere, kameralara ihtiyaç var.

Örneğin; enerji tüketimleri için anlık sayaçlar çok önemli.

Gelelim işin hukuksal boyutuna… 

Demokrasi, denetim vs denildi ama asıl önemli olan şey bu verilerin anonimleştirilmiş olması.

65 yaş üstü vatandaşların bilinmesi, bu bilginin bilinmesi güzel ancak bunun kişisel veri haline dönüşmemeli. Bunu sadece ilgili kişiler bilmeli. Zamanı geldiğinde imha edilebilmelidir.

Ve belediyelerin en büyük sorunlarından biri de bu verileri parayla satma eylemi. hayır bu parayla satılmamalı çünkü bu kamu verisi. Kamunun verisi parayla satılmamalı ve bununla ilgili bir telif hakkı da olmamalı.

ÖZELKALEM – ÖZEL

BENZER HABERLER

Yanıtla

Lütfen yorumunuzu yazınız
Adınızı giriniz

En popüler Haberler

Son Yorumlar

Abdullah ŞENER on Kent yazıncısı olmak
Abdullah sahlebci on Origami ile kağıttan mucizeler