Herhangi bir dalda dünya şampiyonu olabilmek gezegendeki milyonlarca sporcunun hayallerini süsler ama bunların çok azı hayallerine ulaşabilir. Hikayemizin kahramanı Bayram Kayan, “para-taekwondo”nun dünyadaki ilk şampiyonu. Ancak başarısı bundan ibaret değil; çünkü o sevdalı olduğu ülkesine dünya şampiyonluğunu iki kez getirmiş bir sporcu. İki dünya şampiyonluğunu sıradan görmek kimsenin haddine düşmez fakat Bayram Kayan’ı olağanüstü bir şampiyon yapan asıl unsurlar şampiyonluklarının öncesi ve sonrasında saklı.

Şampiyon Bayram Kayan’ın hikayesi bebekken yaşadığı talihsiz bir kazayla başlıyor. İçinde yattığı beşik ateşe devriliyor ve bu kaza sonucu ellerini kaybediyor. Bayram Kayan’ın hayatı bu büyük acının üzerine kuruluyor. Tabii her engelli çocuğun yaşadığı sıkıntıları sokakta, okulda o da yaşıyor. İçe dönük, özlemlerle dolu olan ama bunları yaşıtlarının aksine içinde saklayan bir çocuk olarak hayatı kenardan seyrederken bir gün ağabeyinin yönlendirmesiyle taekwondoya ilgi duyuyor.

Engelim bana Allah’ın bir mükafatı”

Bayram Kayan, taekwondo ile tanışma hikayesine engellilik halini “bana Allah’ın bir mükafatı” diye nitelendirerek başlıyor. Bu spora başlamaya karar verdiğinde babası türlü endişelerle kendisine izin vermez. O ise engelinin spor yapmasına engel olamayacağına karar vermiş, buna inanmıştır. Bu kararlılık ve inançla ailesinden gizli gizli taekwondaya başlar. En büyük destekçileri ise kardeşleridir. Ağabeyi salona yazdırır, kız kardeşi ise ders çalışma bahanesiyle evden çıkarken balkondan ona spor malzemelerinin olduğu çantasını atar. Fakat çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, sonunda babasına yakalanır küçük Bayram. Neyse ki burada da devreye antrenörü girer ve babasını ikna ederek salonda kalmasını sağlar.

Antrenörü ve Emekspor Başkanı Osman Gül onunla ilk tanışmasını “karşımda hayata küsmüş bir ortaokul öğrencisi vardı” diye anlatıyor ve şunları söylüyor: Bayram, idmanlarımızı izliyordu. Bir gün yanıma çağırdım ve antrenmanlara başlamasını söyledim. Geçen sürede hiçbir şekilde sakat muamelesi yapmadım ve Bayram kendine geldi.” Hayatındaki en büyük mutluluğun, o hayata küsmüş çocuğun dünya şampiyonluğuna ulaşması olduğunu vurgularken Osman Gül’ün gözleri parlıyor…

Dünya şampiyonlukları, sayısız madalya…

Yaklaşık 27 yıldır tatamiye çıkan Osmangazili sporcu, ilk günkü heyecanını hiçbir zaman yitirmediğini belirtiyor. Bu süreci şöyle anlatıyor Bayram Kayan: “17 yıl boyunca normal müsabık olarak tatamiye çıktım. Karşılaşmalardaki rakiplerim engelli değildi. Bu durum benim daha çok hırslanmamı sağladı. 2009 yılında para taekwondo milli takımına seçildim. İki yıl üst üste dünya şampiyonu oldum. Bunun yanı sıra Avrupa ve Türkiye’de sayısız madalya kazandım. Allah, bana bunları yapabilmeyi nasip etti. Engelimden dolayı askerliğimi yapamadım fakat her müsabakadan dönüşümde askerler gibi karşılandım. Ayrıca milli takımda en fazla 3 yıl kalınabiliyor. Ben burada da zoru başardım ve 10 yıl milli takım formasını şerefle taşıdım”

bayram kayan

…Ve bir gün Şampiyon Nihal’e rastlar…

Bunca başarı uzun yıllara yayılan olağanüstü bir emeği, çabayı ve mücadeleyi gerektiriyor. Şampiyon’un onlarca yıl son derece yüksek tempolu bir spor hayatının ardından bir köşeye çekilip yorgun bedenini ve ruhunu dinlendirmesi herhalde kimse tarafından yadırganmazdı. Ancak milli sporculuk döneminden sonra hayatın şampiyonluğuna gözünü diker Bayram Kayan ve burada da madalyaları hak eder. Nasıl mı? Kendisi gibi engelli bireyleri spora ve toplum hayatına katmak için bir spor salonu açar ve hayatın kenarına itilen çocukların hayatına dokunur birer birer. İşte Nihal Şahin bunlardan biri. Bayram Kayan çocuklarını okula bıraktığı sırada okul bahçesinde görür bedensel engelli öğrencisi Nihal’i. Hemen kendi çocukluğu aklına gelir ve harekete geçer. Büyürken toplum içinde kendi yaşadığı zorlukları onun da yaşamaması için Nihal’in ailesiyle görüşür ve salona getirmeleri konusunda ikna eder onları. Salondaki öğrenciler Nihal’i sımsıcak karşılar. Nihal de bu güzel ortamda zaman geçtikçe değişmeye, kabuğunu kırmaya başlar ve özgüveni gitgide artar. Taekwondo onu hayata bağlar. O da tıpkı Bayram Hocası gibi engeli olmayan bireylerle karşı karşıya gelir çalışırken. Artık özgüveni gibi hedefleri de büyüktür Nihal’in: 2028 olimpiyatlarına katılıp oradan altın madalyayla dönmek !

bayram kayan

Nihal: “Engeli olan herkes spor yapsın”

Taekwondo ile 6 yaşında tanışan Nihal Şahin, hedeflerini anlatırken cümlelerinde tereddüt içeren hiç bir ifade yer almıyor: “Ben inanıyorum ki, dünya şampiyonası ve olimpiyatlarda altın madalyanın sahibi olacağım. Olimpiyat başarımla ülkemi gururlandırarak, ailemi mutlu edeceğim. Antrenörümün izinde devam etmek istiyorum. Özel durumum benim için bir engel değil, ben de herkes gibi istediğimi yapabiliyorum. Engeli olan herkesin spor yapmasını tavsiye ediyorum. Çünkü insan başardığını gördükçe hem motive oluyor hem de hayata tutunuyor”

Spor en önemli başarı kapısıdır”

Bursa’nın Osmangazi ilçesinde yaşayan Bayram Kayan, bir engelli birey olarak hayatın karşısına çıkardığı tüm engelleri yıkarak dünya çapında başarılara imza atmış biri. Bu nedenle engellilik meselesi ile ilgili söyledikleri çok önemli: “Zihinsel ya da bedensel engelin ne olduğu önemli değil. Önemli olan ailelerin çocuklarına destek olup onların kazanılması konusunda çaba göstermesidir. Bu kapı çocuğa spor ile açılırsa, başarı kaçınılmaz olur. Çünkü engellilerin en büyük amacı toplum içinde ‘biz de yaşıyoruz’ diyebilmektir. O çocuklar zamanla engelleriyle mutlu yaşamayı öğrenecektir.”

Konuyla ilgili yerel yönetimlere de önemli görevler düştüğüne işaret eden Bayram Kayan, bu noktada sözü Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a getiriyor. Dündar’ın engelliler için birçok sosyal sorumluluk projesi ürettiğine ve kendilerinden desteğini hiç esirgemediğine dikkat çeken şampiyon, Osmangazi Belediye Başkanına teşekkür ediyor.

Facebook Yorumları